nazende'nin dünyası
23/9/2007
-
Beyaz Karanlık/Sacit Özkanlı
Onlar özlemleri, hayalleri, umutları, sevinçleri, kıskançlıkları, düş kırıklıkları, öfkeleri aynı olan üç farklı neslin genç insanlarıydılar. Aynı yürek yakan sevdaları yaşadılar ve bir öyküde birleştiler... 1972 yılının yağmurlu bir nisan akşamı gelecek hayallerini yitiren Selim, tedirginlik içinde geçen yedi yıllık suskunluğun ardından yaşam sevincini yeniden kazanabilmek için kendisine iki hedef seçerek yollara düşer. Birbirinden tamamen farklı olan hedeflerinin peşinden koşarken, bir yandan da, hayatını resmeden mozaikte eksik olduğunu düşündüğü parçaları bulup yerlerine yerleştirerek içindeki huzursuzluğu yok etmeyi planlamaktadır. Ancak, zamanın içinde doludizgin yol alan Selim, kendi hayatını bile yönlendiremediğini, yaşamındaki her şeyin kontrolü dışındaki olaylar ve insanlarla garip bir etkileşim içinde olduğunu fark edecek ve birbiri ile hiç ilişkisi yokmuş gibi görünen hedeflerinin bir noktada birleşerek hayatının akışını nasıl değiştirdiğini anlayacaktır...
|
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
23/9/2007
-
On Yedi Gelenek/The Seventeen Traditions

Sık sık beni hangi güçlerin biçimlendirdiğini sorarlar. Söyleşilerin kısıtlı süresi içinde bu soruya tam bir yanıt veremeyeceğim için onlara, "Çok iyi ebeveynlerim vardı," yanıtını vermekle yetinirim. Ebeveynlerim yirminci yüzyılın başlarında göç ettikleri yabancı topraklarda ve kültürde daha önceki kuşaklardan öğrendikleri gelenekleri arıtıp kendi yaşamlarına uyarladıktan sonra onları bize de aktardılar. Bunlar, Lübnan'da geçirdikleri çocukluklarında öğrendikleri ve daha sonra kendi görüşleri, duyarlılıkları ve değişen koşullarla gelişen bilgi birikiminden, örf ve adetlerden türettikleri geleneklerdi. Giysi değişebilir, ama içindeki kişi her zaman aynıdır.
Ralph Nader'in sıra dışı ve beklenmedik bilgilerle dolu kitabı bu sözlerle başlıyor. Hayat boyu süren egodan uzak aktivist yaşamı ile tanınan ve Amerika'nın yaşayan en etkili 4 insanından biri kabul edilen yazar, şu an olduğu kişi olmasını sağlayan, Connecticut'taki huzurlu çocukluk günlerini bizlerle paylaşıyor. Kitabın sayfaları arasında ilerlerken siz de dinlemeden öğrenmeye, sorgulama becerisinden tutumluluğa kadar pek çok aile geleneğinin günümüz toplumu için ne kadar önemli dersler taşıdığını göreceksiniz. Sıcacık bir insancıllıkla, ilham verici bir mizahla ve asla eskimeyen bir bilgelikle dolu anıları aynı zamanda günümüz ebeveynlerine çocuk yetiştirmek konusunda da pek çok yararlı tavsiye sunmaktadır. Nader'in eseri, doğanın ve ailelerimizin, bizi biz yapan şeyleri öğrendiğimiz temel kaynaklar olduğunu anımsamamızı sağlıyor.
|
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
23/9/2007
-
Refakatçi/perihan maden

"Güneşi balçıkla sıvayamazsınız! Adanmış birine attığınız tekmeler, bir gün misliyle sizi acıtacaktır! Kötülük, bir ok gibi sahibini bulacak; kara büyücüler, felaket tacirleri, vicdansızlar cezalarının bağışlanması için ayaklarıma kapandıkları gün, merhamet dolu yüreğimin..." Kaptan, koca gövdesiyle barın kapısına seğirtip bir eliyle beni göstererek vaazını sürdürüyor.Barın kapısına vardığımızda, gözlerimi üstüne dikip yalnızca onun duyacağı bir sesle tıslıyorum: "Siktir git karşımdan!" Gözlerimde yanan ateşi anında görüyor. Kenara çekilip yol veriyor. Çocuğu neredeyse sürükleyerek kamarasına götürüyorum.Kapıyı kapadığım anda hıçkıra hıçkıra başlıyor: "Herkesin herkesin içinde tokat attın bana! NASIL YAPARSIN BUNU! NASIL YAPARSIN! O iğrenç seks kedisi de yüzüme şarap çarptı. Daha ne kadar, söyle daha ne kadar aşağılanabilirim? "Bir insan ne kadar aşağılanabilir, biliyor musun," diyorum boğazımı yakan bir sesle. "Santimi santimine başkalarını aşağıladığı kadar. Başkalarını aşağılamaktan vazgeçmediğin sürece, aşağılanmaya razı olmalısın. Duyuyor musun beni beter kuş? Razı olmalısın." |
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|